12 Temmuz 2019 Cuma

Biraz farklı, biraz sanatsal, biraz romantik: Tolkien

"Bu bir yoldaşlık hikayesi..."

Tür :Biyografi, dram Yönetmen: Dome Karukoski Yapım: 2019 A.B.D.   

Herkese merhaba başlıkta da belirttiğim gibi her şeyden biraz barındıran Tolkien'in vizyon önerisi ile karşınızdayım :) aslında bu filmi sinemada izlemek için yalnızca J.R.R Tolkien'i bilen, hayatını merak eden ya da yüzüklerin efendisi'nin hayranlarına önerebilirim. Benim gibi sanatsal yapımları sevenlere de  bir nebze önerebilirim. Çünkü:

Ben iki arkadaşımla birlikte gittim, arkadaşlarımdan biri benim gibi Tolkien ile ilgili hiçbir şey bilmiyordu, diğeri yüzüklerin efendisi serisini çok seviyordu zaten bizi de bu filme o sürükledi. Tolkien hakkında hiçbir şey bilmeyen ikimiz ise biraz ne olduğunu anlayamadık. Hatta arkadaşım film arasında konu Tolkien'in hayatı mı diye sordu :D Şaka bir yana konu Tolkien'in hayatı cidden... Bir yazarın hayatı, yüzüklerin efendisi'nin yazarının hayatı. Yüzüklerin efendisi'ni çok küçükken izlemiştim hayal meyal hatırlıyorum ama o kadar işte :) Bu filmde ise yüzüklerin efendisi'ne birçok gönderme yapılmış, bu seriyi yazarken yazar nelerden esinlenmiş, yazarın hayal gücü ve bu seri ile ilgili daha birçok şeyi filmde görebilirsiniz...

Ama dediğim gibi yapımcılar her şeyden biraz katalım derken filmin süresi bitmiş ve bazı sahneleri kesmek zorunda kalmışlar gibi hissettim, bu beni biraz rahatsız etti yani o sahneye ne ara geçtik falan diyorsun izlerken. Bu sebeple J.R.R Tolkien'i netten aratınca mesleği hakkında daha çok bilgi sahibi oldum açıkçası:

"John Ronald Reuel Tolkien, İngiliz yazar, şair, filolog ve profesör unvanlı akademisyen. Uzmanlık alanı Anglo-Saxon Dili ve Edebiyatıdır. Hobbit, Yüzüklerin Efendisi ve Silmarillion gibi fantastik kurgu eserleriyle tanınır." 

Yine de filmi sevdim ben özellikle Gotça konuşulan bir yer vardı o kısmı çok sevdim ve sanata dair diğer kısımları da sevdim. Kısacası film benim için değişik bir yapımdı ve savaş sahnelerinden gündelik hayata geçişleri ile farklı bir havası vardı. Bu tarzı seviyorsanız bir şans verebilirsiniz, iyi seyirler şimdiden :)



8 Temmuz 2019 Pazartesi

The Walking Dead 10.Sezon Teoriler


Öyle hissediyorum ki bu yazı harika olacak çünkü dizinin izleyicilerinden tutun yapımcısından showrunner’ına kadar herkesin görüşleri olacak bu yazıda <3 tabii benim de... O zaman hemen teorilere geçelim ;)
***spoiler uyarısı*** (söz konusu teoriler olunca uyarı yapmama gerek var mı bilemedim ama aşağıda önemli resimler var, izlemeden görürseniz üzülürüm yani)

Rick ne zaman geri dönecek?


Yapımcılardan Scott Gimple geçtiğimiz yıl verdiği bir röportajında filmler hakkında şöyle demiş:

"Bu bir oyun ya da numara değil. Bu, The Walking Dead dizisinde Rick Grimes'ın sonu. Fakat bu kesinlikle Rick Grimes'ın hikayesinin sonu demek değil. Rick hikayesini filmlerde anlatmaya devam edeceğiz. Anlatacağımız çok fazla hikaye var. Bu filmler, büyük birer devrim olacaklar. Diziyle çalıştığımız her şeyin üstüne koyacağız. Perspektifimizi geniş tutacağız. İlk olarak Rick'in hikayesine devam edeceğiz. Daha fazlası da gelecek. The Walking Dead evreninin görülmemiş dünyalarını, geçmiş karakterlerini tanıtacağız. Elbette ki yeni karakterler de olacak. Umuyorum ki bu yeni karakterlerden bazıları hayranların favorisi olacak. Yeni bir sayfa açmak istiyoruz, farklı hikayeler anlatmak istiyoruz. Hepsi aynı evrenin ürünü fakat neredeyse 10 yıllık Walking Dead'in farklı yönlerini göstermek istiyoruz." *

Demek ki Rick bir daha dizide olmayacak, üç bölümlük filmlerde olacak sadece. Geçtiğimiz sezon 5. bölümde helikopterle Rick, Jadis ile birlikte götürüldü biliyorsunuz ki. Filmlerde bu helikopter olayı aynı zamanda 'A' ve 'B' olayı açığa çıkacaktır diye düşünüyorum. A ve B ne diye soracak olursak bununla ilgili birkaç teori var. Benim yakın olduğum teori ise yanlış hatırlamıyorsam Begeç world’ün bahsettiğiydi. A; güçlü, lider, savaşçı B de zayıf, hasta veya yaralı insanları temsil ediyor olabilir. Jadis’in seçtiği kişilere bakarak bunu söyleyebiliyoruz: Negan, Gabriel ve Rick. Başta Negan ve Rick A, Gabriel B gibi duruyor ama Jadis, Negan ve Gabriel için A, Rick için B demişti. Çünkü Rick’i bulduğunda ağır yaralıydı. Gabriel’de ‘bunu Rick’e söylemeliyiz’ diye ısrar edince ‘bunca zaman seni A sanmıştım’ gibi bir şey söyledi Gabriel’e çöpçü ablamız. Yani bu açıdan düşününce bu teori çok mantıklı geliyor... Bu arada Gabriel niye kimseye Jadis ve helikopterden bahsetmiyor anlamış değilim ve bu yüzden sinir oldum ona. Belki Micchonne bu sayede Rick'in ölmediğini düşünecekti  :/

Biliyorsunuz intro’lar da bizim için çok önemli. Kurtarıcılarla savaşın biteceğini  9.sezon introdaki ağacın yeşile dönmesinden anlamıştık mesela. Hatta 9.sezon introsunu dikkatli incelersek Gregory’nin asılma sahnesine ait bir ipucu görebiliriz:


İsterseniz introyu tekrar izleyelim:



Burada helikopteri yine görebiliriz. Peki bu helikopter olayı nedir ve Rick nereye gitti? 


Bana kalırsa bu olayların hepsini başlatan bu helikopterlerdeki kişiler olabilir. Çünkü fear the walking dead'de bu olayların başlangıcı anlatılıyor ve orada da helikopterleri sıkça görüyoruz ve Rick'in gittiği yer de bu virüsün ya da aylakların olmadığı bir yer.  Yanlış hatırlamıyorsam Jadis Gabriel'e 'bütün bunlardan kurtulabiliriz' tarzı bir şey söylemişti ve Jadis neden bu kadar helikopterle gitmek istiyordu? Onlar için çalışıyor olması ve Gabriel'i ikna etmek için böyle konuşmuş olması da bir seçenek ama bana helikopterdeki kişilerin gittikleri yerde insanların ölünce zombiye dönüşmediği, böyle bir virüsün hiç olmadığı bir yer olduğu için gibi geliyor. Bu insanlar deney gibi bir şeyle uğraşıyor ve bu deney için bu aylaklar çıktı,  yani insanların böylesi bir kıyamet durumunda nasıl davranacağını görmek için. Fazla uçmuş da olabilirim (:

Bir başka teoride helikopterdekiler de bildiğimiz twd evrenindeki topluluklar gibi bir topluluk ama bu virüse çareler arayan ve bunun için -yine- deneyler yapan bir topluluk.  Örneğin Rick gibi yaralı veya hasta insanlar üzerinde virüsle ilgili ilaç denemeleri falan yapıyorlar. Negan gibi insanları ise kendileri gibi yetiştiriyorlar. Şu an bu teorinin az önceki 'A' ve 'B' teorisiyle uyuştuğunu fark ettim :)

Benimkine yakın olan bir teori; helikopter halkı, ABD hükumetinden son kalan kişiler. Ellerindeki imkanlar göz önünde bulundurulduğunda bu da çok mantıklı bir seçenek ...

Dizinin finalinde bence kesinlikle bu aylakların çıkışına, nedenine açıklık getirmeliler. Genellikle zombi filmlerinde buna açıklık getirmezler çünkü. Sadece onlara karşı savaşırlar ve sonunda kazanırlar ya da kaybederler. Bir sebep-sonuç ilişkisi ile zombi  anlayışına bir farklılık getirebilirler diye düşünüyorum. Zaten hep söylediğimiz şey twd bir zombi dizisi değil bunun için öncelikle bu evrendeki zombilerin, isimleri bile farklı olan zombilerin, 'aylakların' bir çıkış nedeninin olmasını istiyorum.

Ya da en azından bu virüse bir çare bulunmalı. Eugene ilk çıktığında böyle bir şeyden bahsettiğinde nasıl heyecanlanmıştık? Filmlerde de bunun üzerine gidilirse süper olur. 

Dizinin finaliyle ilgili beğendiğim bir teori de Sergen Aykuş'un şu videosunda geçiyor:  'Yalnız aylak teorisi'


Evet, bir çok sezon introsunda yer alan yalnız aylaktan bahsediyorum. Aylaklar genellikle sürü halinde gezerler, o yüzden bu aylak çok dikkat çekici... Teoriye göre, dizinin sonunda Rick'in sonu bu aylak gibi olacakmış. Arkasında büyük bir iz bırakan, tek başına amaçsızca gezinen bir aylak... Böyle bir son Rick için ve dizi için çok üzücü olmaz mı sizce de ama aynı zamanda güzel olur diye düşünüyorum. Üstelik bu teori de yine az önceki  Rick üzerinde deney yapan topluluk teorisiyle uyuşuyor. Rick kolay kolay aylak tarafından ısırılacak biri değil, ölümü de kolay olmadı gördüğümüz gibi. Bence o topluluğun uyguladığı şeyler yüzünden bu hale gelecek -eğer o teori üzerinden gidersek-. Özellikle de Rick son aylak olursa yani Rick tedavinin bulunması için kendini feda etmiş olursa ve tedavi onun sayesinde bulunursa efsane olur. Belki de bu 'yalnız aylak' yeryüzündeki 'son aylak' anlamına geliyordur kim bilir?

10.Sezonda Neler Olacak?



Ne kadar çok finalden bahsettim, dizi büyük ihtimalle filmlerle son bulacak ama 10.sezon filmlerden önceki son sezon mu emin değilim, bu konuda da araştırma yapmama rağmen bir bilgi bulamadım ya da henüz net değil. Bir de ekim'in kaçında geri dönecek tam olarak bu da henüz netlik kazanmadı sanırım. Fragman çıktığında daha net bilgilere sahip olabiliriz :)

Maggie geri dönecek mi?

Bu konuyla ilgili showrunner Angela Kang şöyle demiş: "Çok önemli bir yıldı. Rick'i yazmamız gerektiğini biliyordum." “Hikayenin yarısında olduğu gibi, en azından bir süre için Maggie'yi yazacağımızı öğrendim.”**

Ayrıca Lauren Cohan'ın halihazırda rol aldığı "Whiskey Cavalier" dizisinin reytingleri kötü olması sebebiyle yeni sezonunun iptal edildiğini gördüm youtube'da yapılan bir yorumda -ne kadar doğru bilmiyorum- ama Maggie'nin döneceğini hissediyorum. The walking dead 9. sezon 15 & 16. bölüm incelemesi adlı yazımda Daryl ve Maggie karakterlerini nasıl sevdiğimden bahsetmiştim. Rick gittikten sonra Daryl başrol oldu zaten onda bir sorunumuz yok ama Maggie dönmezse isyan ederim :D

Maggie yokken Hilltop'un lideri kim olacak ?

Yine İnsider sitesinden alıntı yapıyorum: "Hilltop liderinin rolü lanetli bir rol gibi görünüyor. Gregory, Jesus, Enid ve Tara artık hepsi öldü... " Ara sıra pinterest'te gezinirken de görüyorum evet böyle bir inanış var :


Umarım Maggie'ye bir şey olmaz... Peki o dönene kadar Hilltop'un lideri kim olacak ? "Finalden, görünen o ki Hilltop şimdilik Alexandria'ya benzer bir konsey kurmuş... Bertie, Kal ve Eduardo gibi  Hilltop topluluğunun bazı üyelerini birlikte görmek isteriz."** Bu da hoşuma giden bir görüş oldu. Hatta bu sitedeki çoğu görüşü çok beğendim, incelemek isterseniz sitenin adresini aşağı bırakıyorum :)

Radyodaki ses?

Önceki twd yazımda radyodaki sesin Georgie'ye ait olduğunu düşündüğümü belirtmiştim. Yalnız çizgi romana göre o ses commonwealth adlı topluluğa aitmiş ve eğer o ses dedikleri gibi commonwealth adlı yeni bir topluluğa aitse, bizimkilerin tam bir düzen oturttukları sırada yeni bir topluluk gelip, düzenlerini bozmaları olayından sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Çünkü bir süre sonra hep aynı şeyler oluyor gibi geliyor. Özellikle otobancıların geldiği yerde uyuz olmuştum. Angela Kang ise ses konusunda şöyle demiş: “Temel olarak“ Merhaba, merhaba, orada kimse var mı? ”Diyorlar. Ve biz bu noktada biraz çekingen davranıyoruz, dürüst olmak gerekirse. Bu, 10. sezonda ilerleyen hikayenin bir parçası haline geliyor. " ** Sonuç olarak Angela Kang'dan da hiçbir şey öğrenemiyoruz :D Neyse bu teori de burada dursun...

Fısıldayanlar, Negan ve Savaş

Pinterest'te ayrıca Negan'ı Alfa'nın boğazına bıçak saplamış halde görüyorum. Bu fan yapımı mı orjinal mi bilmiyorum aslında pek orjinal olduğunu düşünmüyorum. Öyle olsaydı bunu amc paylaşırdı herhalde - o da yayınlanmadan paylaşmazdı-... Ama kesinlikle Alfa'nın sonunu Negan'ın getireceğine inanıyorum. Tahminim şöyle: İlk sekiz bölüm fısıldayanlarla savaş sürecek, sekizinci bölümde Negan'ın alfa'yı öldürmesiyle galibiyet ilan edilecek. Tabii bu sırada da ağır kayıplar vereceğiz. Özellikle sekizinci bölümde çok önemli biri ölecektir çünkü şimdiye kadar ki sezon arası bölümlerde önemli birinin ölmediği bir bölüm hatırlamıyorum neredeyse. Daha sonraki sekiz hakkında ise çok bir tahminim yok belki yine commonwealth denen toplulukla savaş olabilir -adını bile sevemedim- ama dediğim gibi twd artık bunların dışına çıkmalı, yenilik getirmeli. Biz aynı da gitse 30 sezon izleriz ama böylelikle reytingleri de artacaktır diye düşünüyorum... Bir de Rick 5.bölümde gittiği için yine beşinci bölümde oldukça önemli birini kaybedebiliriz. Mesela Maggie olabilir mi ? ya da Maggie'yi sekizinci bölümde kaybedebiliriz -acı ama gerçek- :/

Şunu ek olarak bırakayım: (Sergen Aykuş'a çok teşekkürler bu güzel video için)



Aklıma gelmişken,  youtube'a geçmişken söyleyeyim, the walking dead hakkında en özlediğim şeylerden biri de bölümü izledikten sonra açıp Begeç World'ün incelemesini izlemek. Çok eğlenceli anlatıyor, bölümü izlerken ağlıyorum onu izlerken gülüyorum genelde böylece dengelenmiş oluyor :D tavsiye ederim :)

Bu arada ben çizgi romanı okumuyorum, çizgi romanla hareket eden teoriler var ama onlara da bakmıyorum, çünkü -birebir aynı gitmese de- önceden ne olacağını bilmek istemiyorum. Hatta bunun için sezon tanıtımları hariç fragman bile izlemiyorum. İlk defa izlerken görmek çok hoşuma gidiyor, böyle daha çok seviyorum yani. O yüzden eğer çizgi roman okuyorsanız veya onunla ilgili teorileri biliyorsanız lütfen yorumlarda spoiler vermeyin ;) Bunun dışında tüm teorileri ve twd hakkında her şeyi konuşabiliriz :) Bu arada yazının uzunluğunun kusuruna bakmayın :/ twd söz konusu olunca uzayacağını tahmin etmeliydim baştan, sonradan yazdıklarımı silmek istemedim. Umarım beğenmişsinizdir. Yorumlara bekliyorum, görüşmek üzere <3

Not: bu yazıyı yazma fikri veren ve beni oldukça motive eden Dert Anası Gülhan’a çok teşekkürler 😊

Kaynaklar:

Gidemedim... 9.sezondan en sevdiğim sahnelerle bitirmek istedim







6 Temmuz 2019 Cumartesi

Tatil: Kitap, dizi, film...

Merhaba herkese, yaz tatili benim için çok hızlı ve çok keyifli geçiyor. Daha önce bahsettiğim tek dersim de kalmadı çok mutluyum bu sebepten çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz için ;) İsterseniz hemen yazımıza geçelim, biraz karışık bir yazı oldu ama olsun :)


Örümcek ağı, ünlü dedektif  Poirot’muzun olmadığı bir Christie kitabı ve sanırım ilk defa onun olmadığı bir Christie kitabı okudum. Biraz değişik geldi yani son ana kadar hep bir yerden çıkacak diye bekledim :D Fazla uzatmazsak, kitapta zaman çok yavaş akıyordu bu biraz beni rahatsız etse de kitabı genel olarak beğendim. Sıra gotik edebiyat kulübü’müzün Temmuz kitabı uğultulu tepeler’de :)


2018 İspanya- Meksika ortak yapımı şampiyonlar,  komedi-drama- spor türünde. Kamu hizmeti cezası alan bir basketbol koçunun zihinsel engelli bir takımla çalışmasını konu alıyor. Beni hem güldüren hem ağlatan film, izlemeden önce bu kadar beğeneceğimi tahmin etmemiştim açıkçası... Çok hoş mesajlar veriyor. Kesinlikle tavsiye ederim 8/10 :)


Yine 2018 bu kez Güney Kore yapımı door lock (kapı kilidi) filmini Birpembesever'in blogunda 
görmüştüm. Ona da buradan teşekkürler :) gizem-gerilim türündeki bu filmi türü sevdiğim için kaçırmadım. Ancak psikopatı başlarda tahmin ettiğimden çok çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Ama gerildim mi gerildim, türü sevenler şans verebilirler 6.3/10

Bu sıralar  dizilerden filmlere çok sıra gelmedi aslında, o yüzden bugün biraz dizi ağırlıklı konuşalım istiyorum :)


The Rain: Ölümcül bir virüs içeren yağmurdan kaçan ve yaşam savaşı veren bir grubun hikayesi. Danimarka yapımı dizinin en son 2. sezonu yayınlandı, 3. sezonu gelecek ben ise 1.sezon ve 5.bölümdeyim. Kıyamet senaryolarını çok sevmeme rağmen bundan çok keyif alamadım doğrusu. Virüsün anahtarının tek bir kişiye bağlanmasından çok hoşlanmadım sanırım. Bir de bu tarza çok alışık olduğumdan mıdır kurguyu hemen çözebiliyorum ve izlerken biraz sıkılıyorum açıkçası. Devam edip etmemek konusunda biraz kararsızım o yüzden...



FTWD diyelim kısaca biz ona :D Canım dizim the walking dead'in spin-off'u (yan dizisi). Bunca zaman neden izlemedim acaba? Twd kadar güzel olamaz diye bir ön yargı besledim sanırım bu diziye karşı ama gayet sevdim :) İnsanlığın sonunu getiren aylakların  ilk çıkışını anlatıyor 1.sezonda ben de birinci sezondayım daha doğrusu biri bitirmek üzereyim iki bölüm kaldı. Yalnız halihazırda 5.sezon yayınlanıyor, yetişemem kii ama olsun izlemeye devam <3 bu arada twd yeni sezon teorileri yazısı yolda haberiniz olsun :)



!!! Bu kısım game of thrones ile ilgili spoiler içeriyor !!!

GOT' a yakın bir arkadaşımın tavsiyesiyle başladım -bu kadar popüler bir diziye de bunu söylemek biraz absürt oldu ama- Daenerys Targaryen ve Jon Snow'ı birbirlerine çok yakıştırdım bunu o arkadaşımla da paylaştım ama ters bir görüş aldım hatta o Daenerys karakterini hiç sevmiyordu ileride kötü olacakmış sanırım ben buna baya bir üzüldüm tabii bunda 8. sezondan gelen bir görüntünün de etkisi oldu. 



Baksanıza çok yakışmıyorlar mı sizce de? Off şu an bu görüntüyü aratırken çok büyük bir spoiler yedim :/ neyse olsun hayırlısı belki bu sayede tekrar diziye başlarım :D Nerede kalmıştık? İşte bu sahne hiç göründüğü gibi değil falan dedi arkadaşım hatta Jon'a başkası var dedi :/ ve  benim izlediğim yere kadar -2.sezon 3.bölümde kaldım en son galiba- Daenerys karakteri favorim oldu hep, o yüzden ileride kötüleşmesi olayına daha çok üzüldüm. Zaten zar zor izliyordum, ileride daha güzel olacak diye diye... Bir de diziyi bırakmamda etken olan final rezaleti haberi; herkes final bölümünden nefret etmiş. Bu yazıyı yazmadan önce size danışmayı düşünüyordum ne yapayım izlemeye devam edeyim mi falan diye ama o spoilerı yedikten sonra büyük ihtimalle izleme yönünde ilerliyorum şu an ahaha bakalım neler olacak :D (Lütfen yorumda başka spoiler vermeyin 😂) 

Bakın bir de ne öğrendim, bir sigorta şirketi Birleşik Krallık izleyicileri için got'tan spoi yiyenlere tazminat ödüyormuş 😂 ( https://pazarlamasyon.com/bu-sigorta-sirketi-spoiler-yiyen-got-hayranlarina-tazminat-odeyecek/)

İzlenmek için Sırada Bekleyenler :

1) Çernobil
2) La Foret

Siz bunları izlediniz mi, başka hangi dizileri önerirsiniz? Merakla bekliyorum yorumlarınızı ;) Görüşmek üzere :)

22 Haziran 2019 Cumartesi

The Promised Neverland | Anime

Hep beraber yaşayalım...

Yapım yılı: 2019 Tür: Bilim kurgu, gizem, korku

Merhaba :) The promised neverland (vaat edilmiş düşler ülkesi) konusunu ve müziklerini zaten şu yazımda paylaşmıştım. O yüzden direk kendi yorumuma geçiyorum :)

Güzel bir haberim var: Ben bu animeyi another'dan bile daha çok sevdim :) Konusunu beğenip başlamıştım ama başlamadan önce bu kadar güzel olmasını beklemiyordum açıkçası, beklentimin üstünde çıktı. Kaçış planları, kendilerinden beklenmeyecek derecede zeki olmaları falan prison break havası estirdi resmen <3 İlk bölümün başında biraz sıkılabilirsiniz bir on dakika sabredin sonrasında çok sürükleyici. Özellikle son bölümler fena aksiyonluydu. Çizimlerini de beğendim ben özellikle karakterlerin mimiklerini ve özellikle Emma karakterinin jest ve mimiklerine bayıldım. En sevdiğim karakter de o oldu. Sadece kafamda küçük birkaç soru işareti kaldı ama manga yazarları bu konuda çok dikkatlilermiş, soru işareti bırakmama konusunda yani, bunun için eğer bulabilirsem mangasının türkçe çevirisini okuyacağım. Bu arada çok güzel bir haberim daha var Ocak 2020'de ikinci sezon gelecekmiş :) Sabırsızlıkla bekleyeceğim ben de :)

Spoiler olmaması için daha fazla bir şey söylemek istemiyorum yine ama bu animeyi mutlaka izleyin, bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim :)

Jaa-ne <3

21 Haziran 2019 Cuma

Karanlık Şato Vampirler ve Diğer Şeyler...


Uuuu biraz ürkütücü bir başlık oldu sanırım ama aslında biraz kendimden bahsedeceğim :)

Okulun bitmesiyle neredeyse aynı zamana denk gelen güzel bir gelişme oldu. Büyülü Ayraç blogunun sahibesi sevgili Berfin'in 2018 de başlattığı gotik edebiyat okuma kulübüne katıldım :)) Karanlık Şato yeni sakinlerini ve misafirlerini arıyor adlı yazıyı görür görmez heyecanlandım ve mail attım daha sonra da goodreads grubundan üye oldum. -Bu zamana kadar goodreads diye bir uygulamanın olduğunu bile bilmiyordum :/ - İlgili yazıyı okumak isterseniz (tık). Eğer gotik edebiyat hakkında bir bilginiz yoksa -ki bu gayet normal çünkü pek bilinen bir tür değil- yine Berfin'in şu harika yazısını okumanızı öneririm: Gotik edebiyat: Hayaletler, ucubeler ve deliler

Şimdi isterseniz benim gotikle tanışmama ve Karanlık Şato'ya kadar uzanan yolculuğuma gelelim ;)
Baştan uyarayım, birazdan okuyacaklarınız size çocukca/ ergence gelebilir. Çünkü sizi birazcık çocukluğuma götüreceğim :D Ben orta okula giderken Morganville Vampirleri adında bir seri çıkmıştı.


Bunlar :)) İlk kitabı Cam Ev’di ama o şu an bende değil. Bir arkadaşıma vermiştim onda kaldı sanırım, neyse işte bu seride gotik bir karakter vardı ‘Eve’. Onu çok sevmiştim. İşte o zamandan beri gotiği çok seviyorum <3 Giyimde, mimaride, filmde, edebiyatta... Kısacası gotik tarz her şeye çok yakışıyor. Her şeyde kendine yer bulabiliyor. Gotikle ilgili hayallerimin birçoğunu gerçekleştirememiş olsamda benim de içimde gotik bir ruh vardı her zaman. Bu yüzden bu ruhu biraz da olsun açığa çıkarmak, bu tarzla ilgili duygu ve düşüncelerimi aktarma fırsatı bulmak beni çok mutlu etti başta. Daha sonra bu tarzı sevenler zaten azınlıkta olduğu için, gotik severlerle bir arada olmak çok güzel bir duygu. Bir deee...

Ben küçükken yani yine orta okul zamanı başlarında diyelim kitap okumayı çok severdim. Klasikler, Tolstoy’lar, Dostoyevski’ler, Jules Verne’ler havada uçuşurdu. Daha sonra alacakaranlıktan itibaren vampir kitaplarını çok sevdim - ama yine her tarz kitap okurdum- Ne var ki insan o zaman çevresinden çok fazla etkileniyor ya da farklı olarak ben çok etkilendim bilemiyorum. Yakın çevrem ben değişik bir kız olduğum için ( kuru kafaları, cadıları ve korku filmlerini sevdiğim için ) vampir kitaplarını suçladı hep -belki de haklılardı-. Ben de bir süre sonra sadece vampir kitaplarından değil bütün kitaplardan soğudum. Uzun bir süre hiç kitap okumadım. Bu uzun süre içerisinde kitap okuma alışkanlığımı da yitirdim. Birkaç yıldır tek tük vakit buldukça okumaya çalışıyorum. Hal böyle olunca bu gotik kulübünün okuma kulübü olması beni ekstra mutlu etti. Çünkü  bu sayede kitap okuma alışkanlığımı geliştirebileceğim :)) Bu kulüpte her ay bir kitap okuyup ay sonunda yorumlayacağız, yaşasın karanlık şato!

Morganville serisine dönecek olursak, bu serinin devamı da var aslında. On iki kitap var yanlış hatırlamıyorsam ama ben geceyarısı çıkmazında bırakmıştım devamını okumadım. Zaten genelde olduğu gibi ilk kitap çok güzeldi. Karanlık Şatoya üye olurken kendini tanıtan ve kulübe neden üye olmak istediğini de içeren kısa bir yazı atmamı istediler, o zaman aklıma geldi bu seri ve netten arattığımda dizisinin olduğunu gördüm durur muyum hiç hemen açıp izlemeye başladım tabii :)


Diziyi youtubeda onokumalar adlı kanaldan izleyebilirsiniz. Toplamda altı bölüm ve bir bölüm yaklaşık 10 dakika :D (Sadece cam ev kitabını çekmişler) Kitabı okumadan izlerseniz 'ben ne izledim şimdi, bu neydi ya, berbat' falan deme olasılığınız çok yüksek, o derece amatör yani :) Ama kitabın neredeyse aynısı, bu yüzden sevdim ben. Hatırlamam mümkün değil tabii, mesela Myrinn diye bir karakter olduğu tamamen aklımdan çıkmış -halbuki çok önemli bir karakter- ama diziyi izlediğimde çoğu yerde 'evet, ben bunun aynısını kitapta okumuştum' dedim ve yıllar sonra bunu diyebilmek çok hoş bir duyguydu. Finallere çalışırken mola verdiğim zamanlar izledim zaten kısa olduğu için hem sorun teşkil etmiyordu hem de dinlenmiş oluyordum. Bu da diziyi sevmemde büyük rol oynamış olabilir haberiniz olsun :P


-Hedef al. Vur ve hayatta kalmaya çalış.
+Bunlar da Morganville kuralları mı?
-Şimdi anlıyorsun.

+Ben... Üzgünüm... Az önce az kalsın ölüyorduk.
-Evet... Yarın da ölebiliriz.

 

Eve karakteri de çok tatlı olmuş ama daha güzel giydirilebilirdi yani, kıyafetlerini çok beğenmedim, bu kolye nedir ben olsam zımbalı bir kolye taktırırdım ayrıca kitapta sıkça geçen file çoraplar nerede ? Bir tek kuru kafalar olmuş 😂


Bu arada dizide çok hoşuma giden bir başka detay, en sevdiğim filmlerden olan hatta en sevdiğim film diyebileceğim the final'ın kocaman posterini koymuş olmalarıydı, bunu kim yaptıysa süper düşünmüş :)


Çok kıyıda köşede kalmış bir film the final hatta genel izleyici tarafından bile çok sevilmeyen bir yapım. Peki ben neden bu kadar çok mu sevdim ? Bu da ayrı bir yazının konusu. The final'ın incelemesini yazmayı çok istiyorum aslında, yazabilirsem süper olur. Merak etmeyin bu sefer spoilersız bölüm koyarım :) Şimdilik bu kadar, hoşça kalııın <3